<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknoloji Tasarım &#187; Bilgisayar</title>
	<atom:link href="http://www.tasarlakur.com/category/bilgisayar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tasarlakur.com</link>
	<description>Kişisel Web Sitesi - Atilla Çakar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Aug 2010 22:06:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Dosya Uzantıları (Soyadları)</title>
		<link>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/dosya-uzantilari-soyadlari</link>
		<comments>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/dosya-uzantilari-soyadlari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Aug 2007 18:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasarlakur.com/teknoloji/dosya-uzantilari-soyadlari</guid>
		<description><![CDATA[Bizim nasıl soyadımız varsa bilgisayardaki dosyalarında soyadları vardır. Ve buna dosya uzantısı diyoruz. Dosya isminden hemen sonra uzantısı yazılır. Dosya adı ve uzantısı bir birinden nokta işareti ile ayrılır. Uzantılar genellikle üç harften oluşur. Bir müzik dosyasına çift tıkladığınızda media player, winamp vb.. müzik dosyalarını çalıştırabilen bir program açılarak bu ses dosyasını çalar. Aynı şekilde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim nasıl soyadımız varsa bilgisayardaki dosyalarında soyadları vardır. Ve buna dosya uzantısı diyoruz. Dosya isminden hemen sonra uzantısı yazılır. Dosya adı ve uzantısı bir birinden nokta işareti ile ayrılır. Uzantılar genellikle üç harften oluşur. <span id="more-199"></span></p>
<p>Bir müzik dosyasına çift tıkladığınızda media player, winamp vb.. müzik dosyalarını çalıştırabilen bir program açılarak bu ses dosyasını çalar. Aynı şekilde bir word dosyasına tıkladığınız zaman Microsoft word programı açılır. Peki tıkladğınız dosya neden media playerle açılmazda wordle açılır. Çünkü uzantısı ses dosyasına ait değildir.</p>
<p>Normalde dosya uzantıları görünmez. Dosyaların uzantılarını görmek için;</p>
<p>Bilgisayarım simgesine çift tıklayın ve Windows XP öncesi bir işletim sistemi kullanıyorsanız <strong>Görünüm </strong>Windows XP kullanıyorsanız <strong>Araçlar </strong>menüsüne tıklayıp <strong>Klasör Seçenekleri </strong>seçeneğine tıklayın. Karşınıza çıkan pencerenin <strong>Görünüm </strong>sekmesine girin ve <strong>Bilinen dosya türleri için uzantıları gizle </strong>kutucuğunun işaretini kaldırıp tamam’a tıklayın. Artık uzantıları görebilirsiniz.</p>
<p><img align="left" width="396" src="http://img466.imageshack.us/img466/9650/uzantian9.jpg" alt="dosya uzantisi" height="472" style="width: 396px; height: 472px" title="dosya uzantisi" />Mp3, vaw, mpeg ses ve video dosyalarıdır. Zip,rar,gz, cab sıkıştırılmış dosyalar, doc word dosyası, exe,bat program dosyası vs… uzantıları göster seçeneği aktifken dosyayı sağ tıklayıp yeniden adlandır seçeneğini tıklayarak dosya adını ve uzantısını değiştirebilirsiniz. Bir ses dosyasını word dosya uzantısına çevirdiğinizde word dosyasının bu dosyayı açacağını kesinlikle düşünmeyin. Açmaya yeltenir ama metin dosyası olmadığı için başarılı olamaz. Size gönderilen exe uzantılı dosyaları açmadan kesinlikle bir anti-virüs programı ile taratın. Bu uzantı türleri program dosyaları olduğu için virüs içerebilirler. Ayrıca bazı virüsler exe uzantılı dosyanın simgesini mp3 şeklini verip adını da dosyaadi.mp3 şeklinde göstererek sizin bunu ses dosyası sanıp açmanızı sağlamak isterler. Uzantı kesinlikle mp3 değildir gerçekte sadece adı dosyaadi.mp3’tür. yukarıda belirttiğim gibi uzantıları göster seçeneği aktifse dosya uzantıyla beraber dosyaadi.mp3.exe olarak görünür. Yani sadece son noktadan sonrası uzantı olarak kabul edilir. Eğer uzantıları göster seçeneğiniz aktif değil ve bundanda bihaberseniz büyük ihtimalle hapı yutarsınız.</p>
<p>MSN’de arkadaşınıza exe uzantılı dosya gönderirseniz kabul etmeyecektir, ama uzantısını jpg yani resim dosyası olarak değiştirip gönderirseniz msn dosyayı gönderecektir. Gönderdiğiniz kişi uzantıyı orijinal haline getirerek dosyayı kullanabilir.</p>
<p>Mp3 uzantılı bir dosyayı çift tıkladığınızda media playerle değilde winampla açılmasını isterseniz mp3 dosyanızı sağ tıklayıp çıkan menüden <strong>Program Seç</strong> seçeneğine tıklayın karşınıza aşağıdaki gibi bir pencere çıkacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/dosya-uzantilari-soyadlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Teknolojiler</title>
		<link>http://www.tasarlakur.com/icatlar/yeni-teknolojiler</link>
		<comments>http://www.tasarlakur.com/icatlar/yeni-teknolojiler#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 05:39:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[İcatlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasarlakur.com/teknoloji/yeni-teknolojiler</guid>
		<description><![CDATA[Konuşan bilgisayarlar Microsoft&#8217;un da üstünde uzun zamandır çalıştığı projelerden birisi olan sesli bilişim her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Amaç tamamen sesle bilgisayarı kullanabilmek, bilgisayarda yazılı tüm metinleri sese, sesi de metne çevirmek. Türkiye&#8217;de de GVZ&#8217;nin (http://www.gvz.com.tr/) uzun süredir çalıştığı bu alan aslında düşünüldüğünden çok daha zorlu. Çünkü klavye, ekran ve fare üçlüsünün çıkardığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konuşan bilgisayarlar<br />
</strong>Microsoft&#8217;un da üstünde uzun zamandır çalıştığı projelerden birisi olan sesli bilişim her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Amaç tamamen sesle bilgisayarı kullanabilmek, bilgisayarda yazılı tüm metinleri sese, sesi de metne çevirmek. <span id="more-127"></span><br />
Türkiye&#8217;de de GVZ&#8217;nin (http://www.gvz.com.tr/) uzun süredir çalıştığı bu alan aslında düşünüldüğünden çok daha zorlu. Çünkü klavye, ekran ve fare üçlüsünün çıkardığı işle yarışmak kolay değil. Öte yandan sesle kontrolün sınırı da yok. Örneğin &#8216;Bilgisayarı kapat&#8217; gibi komutlar işin kolay yanı; asıl zor olan &#8217;500 milyon liraya kadar cep telefonu satan siteleri listele&#8217; gibi karmaşık talepleri anlayıp yorumlamak.</p>
<p><strong>Kablosuz iletişim</strong><br />
Yakın zamana kadar şirket ağı ya da internete bağlanabilmek için mutlaka bir ağ ya da telefon kablosuna ihtiyaç duyuyorduk. Artık kablosuz ağ teknolojisiyle istediğiniz yerden bunu yapabilmek mümkün. Hatta Paris bu konuda pilot bölge seçildi ve metro istasyonları da dahil olmak üzere her noktasında kablosuz internete bağlanabilir hale geldi.</p>
<p>Strategy Analytics raporuna göre 2008 yılında taşınabilir bilgisayarların yüzde 90&#8242;ının kablosuz ağ kartları olacak. Forrester&#8217;ın bu konudaki tahminiyse yüzde 80. Elbette en önemli konu, kablosuz erişim noktalarının (hot spot) bu hızla artmaya devam etmesi ve kullanım fiyatlarının düşmesi. Centrino işlemcileriyle bu yapıyı destekleyen Intel, Alvarion adlı firmayla yaptığı anlaşmayla mikrodalga ışınları aracılığıyla internet erişimi konusuna da eğilmeye başladı.</p>
<p><strong>Ucuz Tablet PC</strong><br />
Çin kökenli bir şirket olan TDV Vision, Avrupa, Çin ve Kuzey Amerika&#8217;da satışa sunmaya hazırlandığı tablet PC&#8217;si ile son derece iddialı. Bunun en büyük sebebi fiyatı. Firmanın Windows XP Tablet PC sürümünü kullanan bilgisayarı 900 dolar gibi masaüstü bilgisayar fiyatlarını bile geride bırakan bir etikete sahip olacak. Bu fiyatlandırmanın şu an pazarın lideri olan HP dahil tüm oyuncuları etkileyeceği düşünülüyor. Emsallerinin fiyatı şu an 1650 ile 2 bin 300 dolar arasında seyrediyorken, bu tahmini yapmak zor olmuyor.</p>
<p>TDV&#8217;nin çıkaracağı model V800XPT adrını taşıyor. 8.4 inçlik bir ekranı, 30 GB sabit diski ve 128 MB belleği bulunuyor. 800 MhZ&#8217;lik Transmeta işlemcisini kullanan cihaz aynen HP&#8217;nin tablet PC&#8217;si gibi Crusoe mimarisine dayanıyor.</p>
<p><strong>Unutmayan bellek</strong><br />
IBM ve Motorola tarafından üstünde çalışılan bir proje, bilgisayar kullanımını değiştirebilecek bir kavramı gerçekleştirmeye çalışıyor. Evrensel bellek (Universal RAM) adını taşıyacak bu yeni teknoloji yüksek hızlı veri transferinin yanı sıra aynen manyetik video ve teyp bantlarında olduğu gibi veriyi saklamak için kalıcı bir yapı kullanacak. Böylece bilgisayarı açıp kapama gibi işlemler çok daha süratli tamamlanacak. Aynı zamanda taşınır cihazların pil tüketimi de düşecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasarlakur.com/icatlar/yeni-teknolojiler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nonoteknoloji Nedir?</title>
		<link>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/nonoteknoloji-nedir</link>
		<comments>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/nonoteknoloji-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 05:38:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasarlakur.com/teknoloji/nonoteknoloji-nedir</guid>
		<description><![CDATA[University College London ile Imperial College’ın ortaklaşa açtığı London Centre of Nanotechnology 2004’te çalışmaya başlayacak. ABD 2002 yılında nanoteknoloji alanına 600 milyon dolardan fazla yatırım yaptı, Japonya’nın yatırımı da 750 milyon dolar olarak gerçekleşti. İngiliz Hükümeti, Royal Society ve Royal Academy of Engineering ile yaptığı işbirliği çerçevesinde nanoteknolojiye yatırım yapıyor. Nanoteknolojinin tıb teknolojileri alanında büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>University College London ile Imperial College’ın ortaklaşa açtığı London Centre of Nanotechnology 2004’te çalışmaya başlayacak. ABD 2002 yılında nanoteknoloji alanına 600 milyon dolardan fazla yatırım yaptı, Japonya’nın yatırımı da 750 milyon dolar olarak gerçekleşti.<span id="more-126"></span></p>
<p>İngiliz Hükümeti, Royal Society ve Royal Academy of Engineering ile yaptığı işbirliği çerçevesinde nanoteknolojiye yatırım yapıyor.</p>
<p>Nanoteknolojinin tıb teknolojileri alanında büyük değişimlere yol açması bekleniyor; bunların arasında ameliyatlarda kullanılan aletlerin geliştirilmesinden kimya ve elektronik alanındaki gelişmelere kadar nanoteknolojinin kullanım alanı çok geniş.</p>
<p>Örneğin ameliyat esnasında vücudun sadece hastalıklı bölgesine inen mikroskobik cihazlar; yiyecekleri saran ve bakteryel bozulma olduğunda rengi değişen “nanoteknolojik” alüminyum folyo gibi. Nanoteknoloji aynı zamanda bilgisayarlarda da bilgi gidiş gelişini hızlandırıyor.</p>
<p>University College London ile Imperial College’ın ortaklaşa açtığı London Centre of Nanotechnology 2004’te çalışmaya başlayacak. ABD 2002 yılında nanoteknoloji alanına 600 milyon dolardan fazla yatırım yaptı, Japonya’nın yatırımı da 750 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/nonoteknoloji-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisarın Verimini Arttırın</title>
		<link>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/bilgisarin-verimini-arttirin</link>
		<comments>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/bilgisarin-verimini-arttirin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 05:37:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasarlakur.com/teknoloji/bilgisarin-verimini-arttirin</guid>
		<description><![CDATA[Windows sistemlerinde boş belleğin çok büyük bir kısmı disk ara belleği olarak kullanılır. Bu sisteme VCACHE diyoruz. Belleğin aslan payını alıp disk ara belleği olarak kullananan VCACHE, çok kullanan bilgileri diskte tutarak performansı arttırır. Teoride de uygulamalar belleğe gereksinim duydukça, VCACHE kendi işgal ettiği alanı küçülterek uygulamalara bellek sunar. Ama pratikte tabii ki bu sistem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Windows sistemlerinde boş belleğin çok büyük bir kısmı disk ara belleği olarak kullanılır. Bu sisteme VCACHE diyoruz.</p>
<p>Belleğin aslan payını alıp disk ara belleği olarak kullananan VCACHE, çok kullanan bilgileri diskte tutarak performansı arttırır. Teoride de uygulamalar belleğe gereksinim duydukça, VCACHE kendi işgal ettiği alanı küçülterek uygulamalara bellek sunar. <span id="more-125"></span></p>
<p>Ama pratikte tabii ki bu sistem düzgün çalışmaz. VCACHE işgal ettiği belleği geri vermekte nazlanır, uygulamalar da bellek istemeyi beceremez. Windows&#8217;un en sorunlu bölümlerinden biri de bellek yönetimi olunca, iş çıkmaza girer.</p>
<p>Bunu biraz olsun çözmenin yolu, VCACHE için ayrılan belleği sınırlamak. Bunu yapmak için WINDOWS dizininin içindeki SYSTEM.INI dosyasını bulup açıyoruz. Oradaki [VCACHE] ifadesini bulup, altına</p>
<p>MaxFileCache=10240</p>
<p>MinFileCache=6144</p>
<p>gibi iki satır ekliyoruz. MaxFileCache, KB cinsinden maksimum ara belleği, MinFileCache minimumu belirliyor.</p>
<p>256MB bellekli sistemde, ara belleğe fazla bellek vermeyi istemezseniz, yukarıdaki ayarları kullanabilirsiniz. Yani minimum 6MB, maksimum 10MB ara bellek var.</p>
<p>32MB bellek için:</p>
<p>MaxFileCache=2048</p>
<p>MinFileCache=1024</p>
<p>64Mb kullananlar:</p>
<p>MaxFileCache=4096</p>
<p>MinFileCache=2048</p>
<p>128MB ve yukarısı kullananlar için ise EN AZ:</p>
<p>MaxFileCache=10240</p>
<p>MinFileCache=6144</p>
<p>ayarlarını uygulamalarıdır. Ara belleğe vereceğiniz daha fazla bellek, ara belleğin verimini arttırır tabii ki. Çok fazla bellek kullanan uygulamalarınız yok, ama çok belleğiniz varsa, bu değerleri arttırabilirsiniz.<br />
Bu satırları eklediğinizde ilgili bölüm</p>
<p>[vcache]</p>
<p>MaxFileCache=10240</p>
<p>MinFileCache=6144</p>
<p>gibi gözükecek. Dosyayı kaydedip çıkabilirsiniz.</p>
<p>Bu olayla bağlantılı ilginç bir açılım: 512MB&#8217;dan fazla bellek taktığınız Windows sistemlerinde uygulamalar &#8220;Yeterli Bellek Yok&#8221; mesajı veriyorsa, bu anlattığım şekilde VCACHE belleğini sınırlayın! Kısaca açıklamak gerekirse, Windows 9x serisindeki çok komik bir hata yüzünden 512MB fazlasında VCACHE sapıtıyor ve olan bütün belleği kendine bağlıyor. Çözüm bu bahsettiğim şekilde VCACHE&#8217;i dizginlemek.</p>
<p>İkinci bir ipucu ise Swap File / Takas Dosyası ile ilgili. Windows ailesi garip bir işletim sistemidir. Sisteminizde 1GB bellek de olsa, sistemi açar açmaz sistem monitörüne girip de Swap File kullanımına baktığınızda, garip bir şekilde sistem açılır açılmaz Swap File kullanmaya başladığını görür ve bu anlamsızlığa kızarsınız. Swap File&#8217;i devre dışı bırakmadan bunu halletmenin yolu var.</p>
<p>WINDOWS dizini altındaki SYSTEM.INI dosyasında [386Enh] diye bir bölüm göreceksiniz. İşte o bölümün altına</p>
<p>ConservativeSwapfileUsage=1</p>
<p>Satırını ekleyin. Bundan sonra göreceksiniz ki Windows, sadece gerektiği yerde, yani boş fiziksel bellek tükendiğinde Swap File&#8217;ı kullanmaya başlayacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/bilgisarin-verimini-arttirin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayarın Doğuşu</title>
		<link>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/bilgisayarin-dogusu</link>
		<comments>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/bilgisayarin-dogusu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 05:36:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasarlakur.com/teknoloji/bilgisayarin-dogusu</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar, elektrik enerjisiyle çalışan elektronik bir makinedir. Kendisine verilen bilgileri alır, saklar, üzerinde işlemler yapar. Gerektiğinde bu bilgileri yazıcı gibi birimlerle çıktı olarak verir. En basit tanımla bilgisayar, kendisine verilen bilgileri kullanarak yeni bilgiler elde eden makinedir. Bir bilgisayar iki temel birimden oluşur. Birincisi, Donanım: Bilgisayarın gözle görülen birimlerden olup klavye, ekran, maus, yazıcı, kablolar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar, elektrik enerjisiyle çalışan elektronik bir makinedir. Kendisine verilen bilgileri alır, saklar, üzerinde işlemler yapar. Gerektiğinde bu bilgileri yazıcı gibi birimlerle çıktı olarak verir. En basit tanımla bilgisayar, kendisine verilen bilgileri kullanarak yeni bilgiler elde eden makinedir.<span id="more-124"></span></p>
<p>Bir bilgisayar iki temel birimden oluşur.</p>
<p>Birincisi, Donanım: Bilgisayarın gözle görülen birimlerden olup klavye, ekran, maus, yazıcı, kablolar, kasa, elektronik devreler ve benzeri kısımlardan oluşur. Bir bilgisayarın donanım sistemini oluşturan temel birimler şunlardır: Aritmetik ve mantık birimi, kontrol birimi, bellek, giriş ve çıkış birimleridir.</p>
<p>İkincisi, Yazılım: Bilgisayarın donanımını kullanabilmek ve bilgisayarı çalıştırabilmek için kullanılan programlar topluluğudur.</p>
<p>Bilgisayarın elektronik birimleri kasanın içinde bulunur. Kasaların bazıları dik, bazıları da yatay olarak tasarlanmıştır. Kasanın, bilgisayar parçalarının yerleştirebileceği büyüklükte olması gerekir.</p>
<p>Bilgisayarın tarihçesine baktığımızda; dört temel işlemi gerçekleştirmek amacıyla kullanılan abaküs, basit bir alet olmasına rağmen, bilgisayarın başlangıcı olarak ifade edilir. Bilgisayara veri girişi işlemlerinde, günlük hayatta kullanılan harf ve rakam gibi sembollerden yararlanılır. Bilgisayar bunları kendi anlayacağı şekle dönüştürür, bilgisayarda kapasite depolama birimi byte olarak ifade edilir.</p>
<p>Fransız Pascal, 1642 senesinde vergi tahsildarı babasına, yardımcı olacağını düşündüğü bir makine geliştirdi. Küçük tekerlekler biraz çevirilince, toplama veya çıkarma işlemleri otomatik olarak yapılabiliyordu. Ancak geçimlerini saatler alan hesap işlerinden kazanan kâtipler, Pascal’ın makinesini bir rakip olarak gördüler ve ona hiç iltifat etmediler.</p>
<p>Bir süre sonra Alman matematikçisi Wilhelm, bu makineye çarpma ve bölme işlemlerini yapabilme yeteneğini kattı. Wilhelm’e göre değerli insanlar, tıpkı esirler gibi hesaplama işinde saatler kaybetmeye layık değillerdi.</p>
<p>1948 yılında transistörlerin kullanımıyla bilgisayarların ağırlıkları azaltılmaya, hacimleri küçültülmeye, bellek kapasiteleri ve hızları artırılmaya başlanmıştır.</p>
<p>1963 yılından sonra birden fazla transistörün birleştirilerek entegre devrelerin bulunması, bilgisayarın gelişimini daha da hızlandırmıştır. Bilgisayar alanında kısa sürede yaşanan bu önemli gelişmeler sayesinde, tonlarca ağırlıkta, yavaş işlevi yapabilen modellerden, milyonlarca işlemi çok kısa sürede yapabilen, lap-top (elde taşınabilen) ve hatta cebe girebilen modeller geliştirilmiştir. 1946 yılından sonra bilgisayarları dört kuşak olarak ele alabiliriz.</p>
<p>Birinci Kuşak Bilgisayarlar: 1946-56 yılları arasında vakumlu tüpler kullanılan bilgisayarlardır.</p>
<p>İkinci Kuşak Bilgisayarlar: 1957-63 yılları arasında tüplerin yerine transistörlerin kullanıldığı bilgisayarlardır.</p>
<p>Üçüncü Kuşak Bilgisayarlar: 1964-79 yılları arasında kullanılan entegre devrelerin kullanıldığı bilgisayarlar.</p>
<p>Dördüncü Kuşak Bilgisayarlar: 1980’den sonra transistörlerin yerine mikrociplerin kullanıldığı bilgisayarlardır. Bu gün kullandığımız bilgisayarlar bu kuşağa aittir. Ancak her gün yenilikler eklenmekte, bilgisayarların çalışma hızı ve kapasitesi arttırılmaktadır. Bu yıllarda Amerikan ve Japon teknolojilerinin elektronik ve küçültme alanındaki ürünü olan ev bilgisayarları ortaya çıktı.</p>
<p>Günümüzde,1990’lardan başlayarak bilgisayar teknolojisine egemen olması beklenen beşinci kuşak bilgisayarlara doğru bir ilerleme görülüyor. Çok daha güçlü olacağı düşünülen bu bilgisayarlar büyük ihtimalle, bugünkülere göre daha fazla insan beynine benzer bir biçimde çalışacaklar. Bunun için de kendi deneyimlerinden öğrenebilmeleri gerekecek. Beşinci kuşak bilgisayarlar insanlarla konuşabilecek, onları dinleyebilecek ve belki de düşüncelerini de anlayabilecekler.</p>
<p>Böylece bilgisayarlar yapay zekalarını daha da geliştirebilecekler. &#8220;Düşünen&#8221; bilgisayarların yardımıyla, robotlar bizim için daha çok iş yaparak, çeşitli alanlardaki uzmanların bilgileri bir araya getirilerek &#8220;uzman sistemler&#8221; üretebilecek. Bu tür sistemler, birleştirilmiş uzmanlık bilgilerini, problemleri çözmek için kullanacaklar. Bütün bu gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, neden bir &#8220;bilgisayar devrimi&#8221;nden söz edildiği daha iyi anlaşılabilir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasarlakur.com/bilgisayar/bilgisayarin-dogusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
